İslamcılık

İslami Uyanışa Anadolu İrfanıyla katkı sunmuş bir Mürşid: Mehmet Zahid Kotku

Türkiye'deki İslami uyanış sürecine Anadolu İrfanıyla nefes vermiş bir Mürşid.
Mehmet Zahit Kotku,

Klasik bir tarikat şeyhi, Fakat onu diğerlerinden ayıran bir yönü var,
Modernizme karşı takındığı tavır.

Mehmet Zahit Kotku Müslümanların çöküş dönemine şahitlik etmiş, bu dönemde ümmet tarumar edilirken müslümanlar yenilgi psikolojisiyle Batı'dan gelen her şeye mesafeli yaklaşmış ve muhafazakar bir tavır takınmışlar. Gerek Batılı yaşam tarzının teknolojik unsurlarına(radyo,tv,sinema..v.d.) gerek Batının fikri müktesebatına(siyasi,iktisadi..) mesafeli yaklaşmışlar.

Bugün dahi İslamcıların kendi içlerinde Demokrasi,particilik,turizm, kadın, sinema gibi konularda tartışmalarının devam etmesi, bu tavrı belirlemede kararsız ve belirsiz k...

SiyasetName

15 Temmuz darbesi bir Gladyo girişimidir, İşte Fethullahçı Gladyonun hikayesi..

15 Temmuz darbesi ve Fetö ilişkisi ekranlarda çokça konuşuluyor. Ancak ilginçtir konunun gladyo/derin devlet boyutu es geçiliyor. Sömürgecilik denemesi serisinde bu konuyu ele almayı planlıyordum.Ancak darbe girişimi bu konuyu ayrı bir başlıkta ayrı başlıkta ele almamı gerektirdi. Derin devletin kurulması Nato'ya bağlanarak geçmişi 1952'den başlatılır. İnşallah bir başka yazıda 1952 öncesi bu derin yapılanmaya zemin hazırlayan süreci ele almaya çalışacağım. Gladyo adlandırması İtalyayla özdeşleşsede derin devleti ifadelendirirken Gladyo kelimesinden yararlanacağım. 

Kuruluşundan bugüne Gladyo,Türkiye'de en temelde iki kanadın elinde idi...

Deneme, İslamcılık

Görüşü Milli Olmak!

  Son dönemlerde insanlar son dönemlerin geldiği gibiler artık. Yüzler komünist Rusya’nın soğuk yüzleri, gözlerden umut çekilmiş. Sokakta konuştuğumuz her insan komplo teorilerle kalplerini korku yuvası haline getirmiş, aydınlığa dair tüm umutlar söndürülmüş. Şairlerin aşk dediği, fikir adamlarının umut dediği, âlimlerin iman dediği mefhum yüreklerde sindirilmiş. Kalplerimiz darbe gecesi karartılmış sokaklar gibi. Toplumu aydınlatmakla mükellef aydınlarımız kendilerine dahi ışık tutamıyor, her daim hakkı bir elbise gibi üzerinde taşıyan Anadolu irfanı bu topraklardan çekilmiş, âlimler-ümmete ufuk çizen âlimler kuru tartışmalarla karanlık sokaklarda bir kibrit görevi dahi üstlenememişlerdir. Tüm bu sebeplerden ötürü başka bahara ertelenecek dahi umudumuz kalmadı...