Deneme

Bende Bitmedi Sevdan

Karşı komşunun çocuğu,bir çizgi ve aşağı mahallenin çocuklarıdır hatırımda kalan.Geçinip giderdik,kavga da ederdik ama asla küs kalamazdık karşı komşunun çocuğuyla.Dargın da olsak,aşağı mahallenin çocuklarına karşı bir olmayı bilirdik. Ne zaman ki aşağı mahallenin çocuklarına laf düşmesine izin verdik,çizgiler ayırdı bizi. Geldiler ve “Durun!” dediler.”Durun!Sevebilemezsiniz!”,”Çünkü” dediler,”Çünkü siz kardeş değilsiniz!”. Cevabını veremediğimizden olsa gerek,ertesi gün aşağı mahallenin çocuklarının verdiği fikir üzerine ,elimde bir küçük tuğla parçasıyla yolun ortasına çizgi çekiyordum. Karşı komşunun çocuğuyla anlaşmıştık,böylece herkes rahat edecekti. Kavgalar azalacak,herkesin sınırı belli olacaktı. Sınır önemli tabi...

Şiir

Adam

Karanlık soğuğa teslim olurken
Çorak topraklar ne kadar da geveze
Soğuk ölesiye karanlık
Kısır bir döngü halini almış
Karanlık soğuğu gizlerken
Soğuk karanlığa Kalkan
Ortalık curcuna, alayına düşman
Kış uykusuna inat yatan insanciklar
Narkoz etkisi beynini bitirirken
Kalpleri taşlardan da katılaşmiş  halk kitleleri
Sigara dumanı kadar anlamsız hayat
Ne için içiyorsun dediğim adam
Bilmiyorum öyle geldik öyle gidiyoruz
Kendi ömrümüzü tüketiyoruz
Bir acı kapladı o anda bedenimi
Canım yanıyor,
Tüm genişliği ile dünya dar geliyor ruhuma
Şeytan geliyor aklıma
Bize kahkaha atışı çınlıyor kulağımda
İki elimin arasında başım
Öylesine çatik ki iki kaşim
Yaratıcı'nın mesajı geliyor o ara
Sana diyorum ey rehberim
Yoldaşım, sır...

Deneme

“..bir adam..bir çocuk..”

Yolda metroya doğru yürüyen bir adam. Kaldırımda oturan bir çocuk. Yolda metroya doğru yürüyen,iyi giyimli,yapılı bir adam. Kaldırımda oturan,kıyafetleri eksik,cılız bir çocuk.Yolda metroya doğru yürüyen,iyi giyimli ,yapılı, birazdan ailesine kavuşacak bir adam. Kaldırımda oturan,kıyafetleri eksik,cılız, ailesi var mı yok mu bilemediğimiz bir çocuk. Dertlendiğimiz, uzak kaldığımız, yazık deyip geçebildiğimiz sıradan bir çocuk. Kim bu çocuk? Nereden geldi? Nereye gidiyor? Niye geldi? Gitsin. Hayalleriyle denize gömülsün. O hiçbir kıyıyı hak etmiyor. Onun rol alabileceği tek platform manşetler. Mültecilerle başlayan,mültecilerle biten,içinde bir yerlerde 'mülteci' kelimesinin geçtiği manşetler. Bizim süslü hayatlarımızda yeri olamayacak kadar sıradan bir çocuk...

KitapHane

‘Müslümanların Tarihi’ne Dair

Bütüncül bir tarih çalışması olarak ‘Müslümanların Tarihi’, İhsan Süreyya Sırma tarafından kaleme alındı.

İnsanoğlunun ‘olmuşa’ ve ‘olacağa’ yönelik ilgisi kadimdir. ‘Olmuş’un genel isimlendirmesi olarak tarih, bu ilgiye istinaden daima dikkat çekmiştir. İçinde bulunduğu vasatı/verili ortamı dönüştürme iddiasındaki tüm ekoller ve fikri yapılar, kaçınılmaz bir şekilde geçmişe/tarihe dair söz söylemiş, perspektif kurma çabasına girmiştir. Zira yüzü geleceğe bakanın en temel ihtiyacı ‘mazi’dir.

Tarihi, düşünce dünyasında başat bir unsur olarak ele alacaksak öncelikle onun ne olduğuna dair problemi tartışmamız gerekir. Edward Hallett Carr, “Tarih nedir sorusunu cevaplamayı denediğimizde cevabımız, içinde yaşadığımız toplum hakkında ne düşünd&...

Kürt Meselesi, SiyasetName

Pkk-Pyd’nin Suriye’de katil Baas/Esed diktasıyla işbirliği süreci

2011’de HDP’nin Suriye’deki karşılığı PYD’nin kurulması, ardından PKK’nın Suriye’deki karşılığı YPG’nin varlığı; sonrasındaki Kobani olayları ile PYD-PKK etkinliğinin, Türkiye’nin Kürt sorunu ve Çözüm süreci politikalarında, Ortadoğu İntifadaları özelde Suriye devrimi ve Kürtlere yönelik dış politikasında daha belirleyici bir hale geldiğini görüyoruz. Suriye Kürtlerinin maruz kaldığı IŞİD barbarlığı üzerine uluslararası arenada kendi meşrutiyetini ikame etmeye çalışan PYD aynı zamanda Kürt halkının koruyucusu profilini çizmeye çalışıyor. Türkiye’de ise PKK ve sırtını ona yaslayan HDP’de PYD’nin Suriye’de Kürtlerin koruyucusu olduğu ve Kürt halkının çıkarına çalıştığı kampanyası ile sağlam bir prestij edinmiş durumda...

Deneme

Bizim gerçeğimiz

          Dertli milletiz biz. Biriktirdiğimiz çok şey var içimizde. Şairlerden dem vurmak isterdim. Demode lakırdılar bunlar. Biraz geçelim. Neşet Ertaş'a dönelim önce, sevda 'sırrınan' olur diyerek devam edelim. Biz kez olsun coğrafi acılarla seslenelim materyalist dünyaya. Kelimeleri 'göynümüzde' biriktirelim. Modaya uymak gerek, ilkellik koyalım adını. Sevelim, çok sevelim, daha çok sevelim. Son model arabalar yerine bisikletleri, gökdelenlere inat ahşap evleri. Bir insanı sevmekle başlayacak her şey* diyelim. Aynı aynı duyguları hissediyoruz diye sevelim, aynı göğü paylaşıyoruz diye sevelim. Sebep aramaya ne hâcet?
          Acısız yaşam bu coğrafyaya has değil...