Yargıç Değil Davetçiyiz 2

Allah'a davette temel esaslardan biride sevgidir. Sevgi davetçi ile muhatabının arasındaki temel köprüdür. Davetçi muhatabına sevgisini kazandırdıktan sonra onu İslam'a kazandırmış demektir. Bu temel köprü ne kadar sağlam ve temiz olursa sonuç o kadar mükemmel olur. Ama temelde sıkıntı varsa zaten o köprü yıkılmaya yok olmaya mahkumdur. 

 Davetçinin sevgisi iki ana esan uzere olması gerekiyor;

 1-)İhlas; Sevgi Allah rızası için olmak zorundadır. İhlasdan yoksun bu amelin sonu hüsrandır. Niyet Allah rızası için olmadığından zaten bu amel boşa gitmiştir. İhlassız sevgi içi boş balon gibidir belki şişik görünebilir ama içi boş ve heran patlamaya hazırdır.

2-) Sevgide aşırılık ; Davetde sevgi itidalli ve Allah'ın çizdiği sınırlar çerçevesinde ol...

Read More

Yargıç Değil Davetçiyiz 1

Sorun ; Meyhaneler,Genel Evler vs. 

Çözüm ; Yıkmak değil Bina etmek (Kalplere İmanın binası ) 

 Toplumda böyle yerleri yakıp yıkmakla bu sorun ortadan kaldırılamaz.  Tekfir ederek,ötekileştirerek değilde yardıma muhtaç müslüman kardeşimizlerimize irşad ederek sorun ortadan kaldırılabilir. 

Günah fesadının kaynağının binalarda şişelerde olduğunu zannediyorsanız yanılıyorsunuz. Nitekim kaynak bilinçtir kalptir. 

 Resulullah şöyle buyurmuştur ; Bedende bir et parçası vardır o sağlam ( saf-temiz-hastalıksız) olursa bütün vucut sağlam olur eğer o bozuk ( imandan yoksun-hastalıklı ) olursa bütün vucut bozuk olur dikkat edin o kalptir.  

Kalbin değişmesi özü olan imana dönmesiyle, toplumda fesat kalkar ve toplum özüne döner...

Read More

Şükür

Şükür lügatte iyiliği itiraf etmek anlamına gelir. Nankörlük anlamında şükrün zıddıdır. Istılahta ilahi nimetin tezahürlerinin fark edilmesi,nimetin Allah’tan geldiğinin bilinmesidir. Ancak şükre dair yapılan tüm tarifler şükrün bütün anlamlarını içine almamaktadır. Şükür ilim, hal ve amelden oluşmaktadır. İlim nimetin nimet olduğunu bilmektir. Hal, O’nun verdiği nimete sevinmektir. Amel ise nimet verenin istediği ve sevdiği şeyi yapmaktır. Bu üç açıdan şükrü ele alırsak onu tam olarak anlamışız demektir. Şimdi kısaca tarifimize geçelim.

İlk esas, ilimdir. Bundan kasıt, nimeti ve onun kişinin kendisi hakkında bir nimet olduğunu; nimet vereni ve nimet vermesini sağlayan sıfatlarını; nimet kendisine O’nun tarafından verildiğini bilmektir...

Read More

Güvercin Katliamı

 

 

 

İzbe evler
Örtmeye yetmiyor 
Gizindeki sevmeyi
Bodur ağaçlar
Tutmaya yetmiyor toprağı
Bu kavganın neresinde barınır?
Bugüne yetişemeyen hürriyet
Ardına okyanus doksek geri gelmeyecek
O yüce eylem 
Bir saklı giz
Bir adam
Geçirdi boynuna vicdanını
Boynunda ilmek hürriyet
Bunlar ölmekten öte birer lakırdı
Dilde eylem 
Bir saklı giz
Güvercin Katliamı
Hapsedince aklı
Bize bir yürek kaldı
Kalpte mayalanmış, vicdanla yoğrulmuş
Aklın kalıbına sığmamış katliamı
Sıkıştırdığımız koca dünyadır,
Bir yüce eylemdir haykırış
Evet…
Kalplerinizi boyunlarınıza ilmek diye geçirdiğiniz günden beri 
Biz susarak mayalandık
Bu son haykırış 
Ve tüm bunlar düpedüz
Güvercin Katliamı

 

Read More

Çocuğun İmtihanı?

Ben bir çocuğum…Daha kundakta iken zulüm yazıldı coğrafyama.
Gözyaşı yerine kan aktı minicik gözlerimden.
Ninni yerine ağıtlar, feryatlar yükseldi annemin  dilinden

Ben bir çocuğum demokrasi naraları altında Irak'ta katledilen… 
Katledilen sayım yüzbinleri geçti. 
Geçti de farkedilmedim hâlâ

Ben bir çocuğum Arakan'da ateş çukuruna atılan. 
Daha sıcak nedir bilmeyen teni vahşice yakılan. 
Ateş bedenimi yaktı. Yaktı da bunu gören yürekler yanmadı hâlâ

Ben bir çocuğum Filistin'de misket ve fosfor bombalarıyla öldürülen. 
Halbuki gökyüzünde uçurtma uçuracaktım barışa. 
Ezgiler, marşlar söyleyecektim umutla.Bombalar  bir sahilde yakaladı beni oynarken. 
Bedenim parçalandı.Dağıldım dört bir yana...

Read More

Pratikle yoğrulmuş bir hayat: Hasan el-Benna

Medine islam devleti(Ms.632)     kurulduktan sonra geçen zamanlar içerisinde Müslümanlar hiç bir zaman devletsiz(halifesiz) kalmamışlardır. Zamanla Emevi, Abbassi, Endülüs Emevileri, memlük, Osmanlı gibi halifeliği olan müslüman devletler olmuştur. Bazen zalim,bazen diktatörlüğü aratmayacak şekilde yöneticiler olsa da sonuç olarak müslümanlar halifesiz kalmamıştır. Ancak 1924 te Mustafa Kemalin kurduğu Kemalist rejim ile bir ilk yaşanıyordu. Halifelik kaldırılmış ve ilk defa müslümanlar tam olarak başsız kalıyor , kaçınılmaz bir parçalanmaya doğru gidiyorlardı. Müslümanların bu kaos durumunda Mısır'da  toplanan yerel bir alim  heyeti bile artık halifeliğin tekrardan oluşmasını imkansız görerek ümitsizlik içerisinde dağılıyordu...

Read More

Francesco, navê min çi ye? – Tuncay Yerlikaya

Navê min Francesco ye, nave te çi ye?

Navê min, navê min…

Bir semum fırtınasından arta kalan acılarımın, teneşire yatırılmış kimliğimin trajedisidir nave min. Francesco, seni Romalı köylü, seni hümanist silahlarını kuşanmış çocuk gladyatör. Aslanlara attığın leşimi izliyorum pencerenden. Şimdi bu soruna verebileceğim cevabın kudretini, otuz iki kızıl mevsimin zemheri zamanlarından iktibas ediyorum. Ruhuma üfleme, fikreyleme utangaçlığıma. Çöl sessizliğine gömdüğüm utancıl duygularımı, toprak gibi sürdün yüreğimden yüzüme. Mızrak uçlarına geçirdiğin kalbimden, paslanmış yetim harfler döküldü bak. Bir bukağı gibi boynuma giydirildi Q. Boğazıma düğümlendi X. Beni anadilimden infaz ettin Francesco.

Navê min, kangren bir utanmışlık,

Read More

Sabır!

Lügatteki anlamı insanın kendini bir şeyden men etmesi veya tutması demektir. Mesela Kehf 28. Ayetinde sözlük anlamıyla kullanılmıştır. “Sabah akşam Rablerine O’nun cemalini dileyerek dua edenlerle beraber candan sabret.” Yani sen de nefsini onlarla birlikte tut,hapset demektir.

Şeriatta Sabır, hoşlanılmayan şeye karşı nefsi men etmek, dilini şikayette bulunmaktan tutmaktır. Allah’ın emir ve yasakları konusunda nefsini kontrol altına almaktır.

Sabır,İmanın yarısıdır. Salihler, İmanın yarısı sabır yarısı şükürdür, demişlerdir. Cüneydi Bağdadi’ye sabrı soranlara “Yüz ekşitmeden yudumlamaktır.” Der...

Read More

Ümit (2. bölüm)

Ümidin Dereceleri

Birinci Derece: Kişiyi ibadet konularında gayretli olmaya yönelten derecedir. Bu sayede kul, ibadetinden haz duyar. Allah’a kulluk etmenin merhaleleri: Önce meşakkat, ardından lezzettir. Selef alimlerinden biri şöyle demiştir: “Gece ibadetine yirmi sene boyunca devam ettim ve buna sabrettim. Ama yirmi sene boyunca da bundan dolayı nimetlendim.” Ümit sahibi kişi ibadet ne kadar zor ve meşakkatli olsa bile ondan lezzet alır ve kendisine yasak olan şeyleri de terk eder. Kendisinden talep edilen miktarı ve elde edeceği mükafatı bilen kişi istenen şeyi kolay bir şekilde yapar. Tıpkı tüccarlar gibi. Elde etmeyi ümit ettikleri karlar için çaba gösterirler. Sabahlarlar,yolculuk yaparlar,gurbete çıkarlar...

Read More

Zafer ve Fetih

 Başlıktanda anlaşılacağı üzere değineceğim nokta Nasr Suresi'ndeki Zafer ve Fetih kavramları olacaktır. Zaferler aynı zamanda fetihi ifade edermi? yoksa fetihsiz bir zafer işgalden mi ibaret? 

Allah; Kur'an-ı Hakim'de şöyle buyuruyor;  إِذَا جَاءَ نَصْرُ اللَّهِ وَالْفَتْحُ "Allah'ın zaferi ve fethi geldiği zaman" bu ayet nuzul sebebi hakkında kimi alimler Huneyn savaşı için kimi alimlerimiz Mekke'nin fethi oluğunu ifade etmişlerdir.Daha da kabule şayan olan Mekke'nin Fethi olarak alırsak doğru bir şekilde ele almış oluruz sanırım. Bu ayette Allah Peygamberimize iki lutüfta bulunuyor ki bunlar da zafer ve fetih bu iki lutfun daha iyi anlaşılması için bir sonraki ayet bizim için çok daha açıklayıcı olacaktır وَرَأَي...

Read More