Muhtelif, Tasavvuf Dersleri

Zühd (1. Bölüm)

  Bu başlık altında zühdün hakikati,derece ve kısımları ele alınacaktır.

Zühd;Allah rızasını kazanmak için gönülden akıldan dünya sevgisini atmaktır.

Şu halde zühd; Biri vazgeçilen diğeri ise rağbet edilen şey olmak üzere iki kısma ayrılır.Rağbet edilen şey vazgeçilenden daha hayırlı olması gerekiyor ve rağbet edilen şeye niçin rağbet edildiği bilinmeside önemlidir nitekim Allah zühd sahiplerini ilim sahibi olanlar, olduğunu ayetinde şöyle zikretmiştir; Kendilerine ilim verilenler ise şöyle dediler; Yazıklar olsun size iman edip iyi işler yapanlara göre, Allah'ın vereceği mükafat daha üstündür.Ona da ancak sabredenler kavuşur.(kasas-80)  bir amel ancak ilimle olursa anlam kazanır ve Allah katında değeri olur ve tahkiki imana kavuşmuş olur.

Tasavvuf Dersleri

Şükür

Şükür lügatte iyiliği itiraf etmek anlamına gelir. Nankörlük anlamında şükrün zıddıdır. Istılahta ilahi nimetin tezahürlerinin fark edilmesi,nimetin Allah’tan geldiğinin bilinmesidir. Ancak şükre dair yapılan tüm tarifler şükrün bütün anlamlarını içine almamaktadır. Şükür ilim, hal ve amelden oluşmaktadır. İlim nimetin nimet olduğunu bilmektir. Hal, O’nun verdiği nimete sevinmektir. Amel ise nimet verenin istediği ve sevdiği şeyi yapmaktır. Bu üç açıdan şükrü ele alırsak onu tam olarak anlamışız demektir. Şimdi kısaca tarifimize geçelim.

İlk esas, ilimdir. Bundan kasıt, nimeti ve onun kişinin kendisi hakkında bir nimet olduğunu; nimet vereni ve nimet vermesini sağlayan sıfatlarını; nimet kendisine O’nun tarafından verildiğini bilmektir...

Tasavvuf Dersleri

Sabır!

Lügatteki anlamı insanın kendini bir şeyden men etmesi veya tutması demektir. Mesela Kehf 28. Ayetinde sözlük anlamıyla kullanılmıştır. “Sabah akşam Rablerine O’nun cemalini dileyerek dua edenlerle beraber candan sabret.” Yani sen de nefsini onlarla birlikte tut,hapset demektir.

Şeriatta Sabır, hoşlanılmayan şeye karşı nefsi men etmek, dilini şikayette bulunmaktan tutmaktır. Allah’ın emir ve yasakları konusunda nefsini kontrol altına almaktır.

Sabır,İmanın yarısıdır. Salihler, İmanın yarısı sabır yarısı şükürdür, demişlerdir. Cüneydi Bağdadi’ye sabrı soranlara “Yüz ekşitmeden yudumlamaktır.” Der...

Tasavvuf Dersleri

Ümit (2. bölüm)

Ümidin Dereceleri

Birinci Derece: Kişiyi ibadet konularında gayretli olmaya yönelten derecedir. Bu sayede kul, ibadetinden haz duyar. Allah’a kulluk etmenin merhaleleri: Önce meşakkat, ardından lezzettir. Selef alimlerinden biri şöyle demiştir: “Gece ibadetine yirmi sene boyunca devam ettim ve buna sabrettim. Ama yirmi sene boyunca da bundan dolayı nimetlendim.” Ümit sahibi kişi ibadet ne kadar zor ve meşakkatli olsa bile ondan lezzet alır ve kendisine yasak olan şeyleri de terk eder. Kendisinden talep edilen miktarı ve elde edeceği mükafatı bilen kişi istenen şeyi kolay bir şekilde yapar. Tıpkı tüccarlar gibi. Elde etmeyi ümit ettikleri karlar için çaba gösterirler. Sabahlarlar,yolculuk yaparlar,gurbete çıkarlar...

Tasavvuf Dersleri

Ümit (1. Bölüm)

Kalbin sabit olmayan sıfatlarına hal sabit olan sıfatlarına makam denir. Örneğin sarı rengi altının değişmez bir özelliğidir. Bir insan korkarsa kısa süreliğine sararır sonra kaybolur. Veya bir hasta bir müddet sarı kalabilir sonra kaybolabilir.

Başımıza gelen hoşlandığımız ya da hoşlanmadığımız şeyler ya geçmişte ya şimdiki zamanda veya gelecek zamanda meydana gelir. Geçmişte olan bir şeyin sonradan aklımıza gelmesine hatırlama denir.Kalbine gelen şey şimdiki anda mevcutsa ona “bulma/vecd” denir. Çünkü o nefsinde bulup hissettiğin bir haldir.Akla gelen şey gelecekte var olacak bir şeyse buna “beklenti/umut” denir...

Tasavvuf Dersleri

Allah’tan Korkmak (2. Bölüm)

Allah’tan ve Azabından korkmak

Korkmak iki önemli konuyla ilgilidir. Birincisi, Allah’ın azabından korkmak. İkincisi, Bizzat Allah’tan korkmak. Halkın geneli daha çok ateşten yani Allah’ın cezalandırmasından korkar. Ancak ilim ehli insanlar ateşinden veya cezalandırmasından çok bizzat Allah’tan korkarlar.Çünkü avam tabakasının Allah hakkındaki bilgileri genelde az ve basit düzeyde olduğu için meselenin yalnız bir boyutunu temsil eden ateşten korkmayı ön plana çıkarırlar. Daha çok ateşte yakılmayı,demir zincirlere vurulmayı ve kelepçelenmeyi hatırlarlar. Halbuki Allah’tan korkmak daha büyük bir korkuyu ifade etmektedir. Alimler ve Arifler için ayette belirtilen şu ifadeler yeterlidir: “Allah, kendisine karşı(gelmekten) sizi sakındırıyor...

Tasavvuf Dersleri

Allah’tan Korkmak (1. Bölüm)

Hamd alemlerin Rabbi olan Allah’a,Salat ve Selam O’nun resulüne olsun.

Arapça’da ürkmek,korkmak anlamlarına gelen korku, H-V-F kökünden türemiştir.

Korku; Bilinen veya ihtimal dahilinde bulunan bir alamet vasıtasıyla bir kötülüğün beklentisi içerisinde olmak demektir. Güvenin zıddıdır. Hem dünyevi hem uhrevi konularla ilgilidir.

Kral örneği: Bir krala karşı hata eden birisi sonuncada kralın eline düşer ve tutuklanır,öldürülmekten korkar.Söz konusu kişi öldürülmesine yol açacak sebeplerin kalbinde yaratacağı elem ve bu sebeplerin kralın nezdindeki etkisine göre bir ruh haline sahiptir.

Kuran’da korku

Kuran-ı Kerimde korku değişik anlamlarda kullanılmıştır.

1-Azap ve cezadan ürkmek,korkmak manasında: “Korkuyla ve Ümitle Rablerine yalvarmak üzere....