Şiir

Mavi Kelebekler!

Yine yolculuk vakti 
Mavi kelebekler ülkesine. 
Canların derin çukurlara gömüldüğü ve acılarn yüreklerde filizlendiği ülkeye.
Yine yolculuk vakti 
Bilge Kral'ın ve onun yolunu yol edinenlerin yüreğine.

Yolculuk bu sefer Srebrenitsa'ya değil Arakan'a,
Mavi Kelebekler uçurdum bilinmeyen toplu mezarlara,
Kelebeklerim kondu Myanmar'ın her bir tarafına,
Dağlarına, ovalarına ve kan akan sularına.


Yollarda arıyordum yüreğime konmaya çalışan kelebekleri
Ne zaman döndü yüreğim soykırım tarlasına? 
Yasını tutmaktan başka neye yarar ki aciz bedenim.
Dua bile edemedim yakılan canlara.

Hesabı sorulmaz mı?
Arakan'ı görüp de ağlamayan gözden. 
Çocukların arşı saran çığlıklarını duymayan kulaktan.
Soykırıma rağmen hiçbir şey yapmayandan. 
...

Şiir

Çocuğun İmtihanı?

Ben bir çocuğum…Daha kundakta iken zulüm yazıldı coğrafyama.
Gözyaşı yerine kan aktı minicik gözlerimden.
Ninni yerine ağıtlar, feryatlar yükseldi annemin  dilinden

Ben bir çocuğum demokrasi naraları altında Irak'ta katledilen… 
Katledilen sayım yüzbinleri geçti. 
Geçti de farkedilmedim hâlâ

Ben bir çocuğum Arakan'da ateş çukuruna atılan. 
Daha sıcak nedir bilmeyen teni vahşice yakılan. 
Ateş bedenimi yaktı. Yaktı da bunu gören yürekler yanmadı hâlâ

Ben bir çocuğum Filistin'de misket ve fosfor bombalarıyla öldürülen. 
Halbuki gökyüzünde uçurtma uçuracaktım barışa. 
Ezgiler, marşlar söyleyecektim umutla.Bombalar  bir sahilde yakaladı beni oynarken. 
Bedenim parçalandı.Dağıldım dört bir yana...

Deneme

Umran!

Umran…
Senin fotoğrafına başımı kaldırıp bakacak kadar yürekli değilim.
Bombalar altında yaşamaya,  hergün ölüp ölüp dirilmeye, aç kalmaya da alışkın değilim. 
Yüzündeki donuk ifadeye de yabancıyım galiba. 
Sana da Aylan'a da ağlamaz oldu taştan daha da katılaşan kalbim, üstelik göz yaşlarım da ne zamandır çekilmiş köşesine,  dinlemez oldu beni…

Aylan  çok şey anlattı o iç burkan ve insanı kalbinden vuran ölümüyle..
Ama ya sen Umran !
Sen, o vicdanlara bakan bakışınla ne kadar aciz, duygusuz, duyarsız,  korkak ve dünyaya dalmış olduğumu  yüzüme haykırdın. 
Ben, sen olamadım;  olamam da…
Nasıl sen olabilirim ki ?
Ben değilim ki toprağın altından çıkarılan ve dünyaya sessizce haykıran.
Ben değilim ki bunca acıya rağmen dik durup ağ...