İlimden Allah’a

Türkiye toplumunda özellikle genç  kesimde giderek Kur-an’dan uzaklaşma  gerçekleşiyor. Bu uzaklaşmadan dolayı Kur-an’ın öneminin farkına varılamıyor, cehaletle beraber ön yargılı bir şekilde ve sağdan soldan özellikle sosyal medyadan dolayı akıllarda şüpheye soru işaretlerine,samimi olmayan tartışma amacı güden  ön yargılı sorgulamaya sürüklüyor.Bu ön yargılı sorgulama genç kesimi ciddiyetsizlik,cehalet,tembellik,gaflet gibi bazı  özelliklere  sürüklüyor.Bu özellikler dinin getirdiği bazı emir ve yasakların farkına varmama ve kaçmak için son çareyi deizm, ateizm gibi ideolojilerde buluyor  bu ideolojiler ise gençleri etkiliyor bunalım ve çıkmaza sürüklüyor.

Çözüm olarak Kur-an’ın farkına varma gençlerimizi Kur-an’la tanış...

Read More

Hızlı Yaşam Hızlı Tüketim!

“ insan, pek acelecidir. “ (İsrâ/11)
Zamanın bereketsizliği ve hızı gün geçtikçe bizi biraz daha sürüklüyor derin karmaşalara. Zulüm,
kaos, …’sizlikler vs… Boğulmamız an meselesi nerdeyse.
“Her şey çok hızlı, o yüzden hiçbir şey kökleşemiyor. Yer tutmak çok zor.” diyor yazar. Yer
tutamıyoruz. Kiracı olarak yaşıyoruz hayatı. Yok bir gönül evimiz… Köksüz büyüyen duygularımız ise
solup gidiyor bir bir… Yüreklerimiz çıplak, fâhiş duygulara gebe… Hüküm sürüyor gamsızlığımızın
gamı. Görmüyoruz, görmek istemiyoruz hakikati… Böylelikle yalnızca hedefine varmaya çalışan birer
yarış atına dönüşüyoruz; ruhsuz, hissiz, hırçın, HIZLI..! Önemli olan sadece hedefe varmak! Ardına
bakmadan, sağındaki ve solundakileri ezip ...

Read More

Vicdan Konvoyu

“biz batan güne sahip çıktığımızda
ay, Bitlis’te sarı tütün
ya da bir akarsu imgesi
gibi yiğit ve bütün
bir ağıttı
kadınlarımızda
onlar hüznü bir çeyiz
çileyi ince bir nergis
ve gülerken bir dağ silsilesi
taşırlar
ve birer acıdan ibarettiler
kayıtlarımızda “

Ve birer acıdan ibarettiler kayıtlarımızda

Bugün 8 Mart; insanlığın öğretmeninin acı hayatına teselliler yazılan acı gün.

Bugün özgürlük, eşitlik, adalet derken can veren kadınların anısıyla zulmü haykırdığımız gün.

Bugün uzun bir aradan sonra ilk defa Müslüman kadınların Ben buradayım diyebildikleri tarih…

6.736 ;

Bizi uykumuzdan uyandıracak güç.

Ümmetin kadınlarının kimlik bunalımına çare

Kabuğuna çekilip yüzlerce tartışmaya ...

Read More

Suriye’de HAK kim? BATIL kim?

  Müslümanlar olarak maalesef bazen basiretimizi köreltebiliyoruz ve olaylar hakkında araştırma yapmadan sağdan soldan duyduklarımızla hareket edip basiretsizce düşüncelere kapılabiliyoruz. Özellikle Suriye konusunda net bir duruş yok maalesef birçok kardeşin kafasında "kim kimi vuruyor? herkes birbiriyle savaşıyor yada Esed dönemi şimdiki dönemden daha iyidi! vb." düşünce ve sorular var.İnşallah bu yazımdaki amaç Suriye üzerindeki şüphelerin giderilmesi ve müslüman olarak duruşumuzun net olması bilincine varılmasıdır.Kanayan yaramız Suriye'yi şu anabaşlıklar altında inceleyecez;

1-) Suriye'nin savaş öncesi siyasi durumu,

2-) Savaşın başlama sebebi,

3-) Suriye'de oluşan guruplar,

Suriye'nin savaş öncesi siyasi durumu

 Suriye'de olan Baas ...

Read More

Cemaatleşmek(Tarikatleşmek-Vakıf,dernek kültürü) Rahmettir!

Cemaatlere vurmanın 'moda' olduğu zamanımıza bir çağrıdır bu.. 

Ey İnsanlar! Allah Resulünün ifadesiyle 'Cemaatleşmek Rahmettir!'

Siz ona Tarikat deyin, dernek deyin, vakıf deyin. ne derseniz deyin,  bu ümmet için bu tarz çabalar rahmettir, berekettir.

Tıpkı Allah'ın Kısas'ı bizim için Rahmet olark nitelendirmesi gibi Allah Resulü de Cemaatleşmeyi Rahmet olarak nitelemiştir. 

Nasıl ki IŞİD gibi kurmaca terör örgütler ile İslamın 'Cihad' emri istismar ediliyor ve kimse Cihada karşıyız demiyorsa..
Aynı şekilde de Fetö gibi örgütler tarafından da 'Cemaatleşmek' emri istismar ediliyorsa tıpkı Cihada karşı çıkmadığımız gibi Cemaatleşmeye de karşı çıkamayız...

Read More

Mavi Kelebekler!

Yine yolculuk vakti 
Mavi kelebekler ülkesine. 
Canların derin çukurlara gömüldüğü ve acılarn yüreklerde filizlendiği ülkeye.
Yine yolculuk vakti 
Bilge Kral'ın ve onun yolunu yol edinenlerin yüreğine.

Yolculuk bu sefer Srebrenitsa'ya değil Arakan'a,
Mavi Kelebekler uçurdum bilinmeyen toplu mezarlara,
Kelebeklerim kondu Myanmar'ın her bir tarafına,
Dağlarına, ovalarına ve kan akan sularına.


Yollarda arıyordum yüreğime konmaya çalışan kelebekleri
Ne zaman döndü yüreğim soykırım tarlasına? 
Yasını tutmaktan başka neye yarar ki aciz bedenim.
Dua bile edemedim yakılan canlara.

Hesabı sorulmaz mı?
Arakan'ı görüp de ağlamayan gözden. 
Çocukların arşı saran çığlıklarını duymayan kulaktan.
Soykırıma rağmen hiçbir şey yapmayandan. 
...

Read More

Davette Nasihat İnceliği!

Öncelikle bu yazımı hayatının merkezine Allah için daveti yerleştiren ya da yerleştirmek için uğraşan davetçi  kardeşlerime yazıyorum.   Kendimin de problemini yaşadığım ama meselenin sadece ilim yönünü anlamış birisi olarak yazıyorum. 
 Davetçilerin ruh hali her zaman insanlara yol göstermek, yani hakkı tavsiye etmek üzere kuruludur. Hakkı tavsiye etmek hepimizin bildiği gibi  Asr süresindeki ayet. Sahabelerin sürekli okudukları ve iman tazeledikleri sure. Surede hüsrana uğramamak için yapılması gerekli olan 4 amelden birtanesi "hakkı tavsiye etmek".
 Bildiğimiz üzere tavsiye Arapça bir kelimedir  Ve vasiyet ile aynı kökten gelir. Peki düşündüğümüzde biz vasiyeti kimlere bırakırız...

Read More

Zühd (1. Bölüm)

  Bu başlık altında zühdün hakikati,derece ve kısımları ele alınacaktır.

Zühd;Allah rızasını kazanmak için gönülden akıldan dünya sevgisini atmaktır.

Şu halde zühd; Biri vazgeçilen diğeri ise rağbet edilen şey olmak üzere iki kısma ayrılır.Rağbet edilen şey vazgeçilenden daha hayırlı olması gerekiyor ve rağbet edilen şeye niçin rağbet edildiği bilinmeside önemlidir nitekim Allah zühd sahiplerini ilim sahibi olanlar, olduğunu ayetinde şöyle zikretmiştir; Kendilerine ilim verilenler ise şöyle dediler; Yazıklar olsun size iman edip iyi işler yapanlara göre, Allah'ın vereceği mükafat daha üstündür.Ona da ancak sabredenler kavuşur.(kasas-80)  bir amel ancak ilimle olursa anlam kazanır ve Allah katında değeri olur ve tahkiki imana kavuşmuş olur.

Read More

İvan İlich’in Okulsuz Toplum kitabı üzerine

İvan İlich bu kitabında değerlerin kurumsallaşmasına ve maddi olmayan ihtiyaçların meta haline dönüştürülmesine sebep olması dolayısıyla daha sağlıklı bir yaşam için tıbbi tedavi, daha güvenli bir yaşam için polis ve asker teşkilatına,daha eğitimli bir toplum için ise okullaşmaya ihtiyaç olduğu düşüncesine tepki göstermektedir.  Küresel yozlaşma ve modernleşmiş mutsuzluk dediği duruma sebep olan  kurumların “insanoğlu için kendini mühürleyen bir tabut” haline geldiğini belirtir. 

Ancak kitabında bu kurumlar arasından en etkili ve dönüştürücü niteliğe sahip olması hasebiyle okullaşmayı ele almaktadır...

Read More

Fıtratın Delilleri

İnsanda var olan arzu ve istekler sayılmayacak kadar çoktur. Hele ki milyarlarca insanı düşündüğümüzde bu devasa bir sayıya ulaşır. Ama tüm insanların ortak arzuları var mıdır? Burada en temel tüm normal diyebileceğimiz insanlarda var olan isteklerle Allah’ı ilişkilendirmeye çalışacağız. Başlangıçta tüm insanlarda var olan bazı temel arzuları uzun bir liste halinde yazabiliriz(yemek , içmek ,sevmek ,cinsellik…..) . bunlara baktığımızda hepsinin temelinde bir obje vardır. Bu obje de onun sebebini açıklamaktadır. Ancak sadece bilimsel verilerle açıklayamayacağımız arzularımızın temelinde Allah olduğunu kabul edersek ancak bu şekilde arzularımızın objesini ve nedenini öğrenebiliriz. Birçok kişinin gözden kaçırdığı bu nokta kuranda birçok yerde fıtrattaki deliller olarak geçmektedir...

Read More