Deneme

Hızlı Yaşam Hızlı Tüketim!

“ insan, pek acelecidir. “ (İsrâ/11)
Zamanın bereketsizliği ve hızı gün geçtikçe bizi biraz daha sürüklüyor derin karmaşalara. Zulüm,
kaos, …’sizlikler vs… Boğulmamız an meselesi nerdeyse.
“Her şey çok hızlı, o yüzden hiçbir şey kökleşemiyor. Yer tutmak çok zor.” diyor yazar. Yer
tutamıyoruz. Kiracı olarak yaşıyoruz hayatı. Yok bir gönül evimiz… Köksüz büyüyen duygularımız ise
solup gidiyor bir bir… Yüreklerimiz çıplak, fâhiş duygulara gebe… Hüküm sürüyor gamsızlığımızın
gamı. Görmüyoruz, görmek istemiyoruz hakikati… Böylelikle yalnızca hedefine varmaya çalışan birer
yarış atına dönüşüyoruz; ruhsuz, hissiz, hırçın, HIZLI..! Önemli olan sadece hedefe varmak! Ardına
bakmadan, sağındaki ve solundakileri ezip geçerek! Yalnızca ‘ben’ merkezli bir yarış, yaşam
düşlemek…
Bizler, hayat yolumuza hız levhaları dikmekle mükellefiz. ‘Azami hız sınırınızı aşmayın. Zira
aşanlar, kalplerini yokluğa çarptılar.’ diye uyarılar, sinyaller vermeliyiz. Hızı alınmamış ideolojilerin,
duyguların, kararların, aşkların yüreğimizi körelttiğini öğrenip öğretmeliyiz insanlığa. Çabuk seviyor,
çabuk soğuyoruz. Çabuk itimat edip çabuk kuşku duyuyoruz. Çabucak karar verip çabucak
vazgeçiyoruz. Veya bütün fiilleri, duyguları biriktirmek için benliğimizde; çok şey yapıyor, her şeye
yetişmeye çalışıyor, çok hızlı hareket ediyoruz. Sepeti hunharca doldurup altında kalıyoruz en
nihayetinde… Ve artık yola yüksüz, yüreksiz, elleri cebinde çıkmak daha cazip geliyor hızlı yaşamın
getirdiği hızlı tüketim, vazgeçişle birlikte… Oysa biliyoruz ki bizler zafere ulaştıran seferden
sorumluyuz sadece. Zafer çizgisi bir bahane… Önemli olan yoldaki duruşumuz, tavrımız ve
sadakatimiz… Yanlış yerde yüklenip yanlış yerde boşalttığımız algılarımız neticesinde yolu heba edip
duruyoruz.
Hızlı sevdik
Yüklendik
Ağır geldi
Terk ettik
Özgürleştik(!)
Bir anda beğenip defaatle dinlediğimiz ve ardından midemizin bulandığı, tekrar dinlemek
istemediğimiz bir şarkıya dönüşüyor hayatlarımız. Senaryosu hep aynı olan bir film ne katabilir ki
oyuncusuna yorgunluktan başka…
Umarım kalbimize sahip çıkar bırakırız yarına
Sevecek, öfkelenecek, düşünecek ve yürüyecek bir şeyler…

Bir cevap yazın

Comment
Name*
Mail*
Website*