Muhtelif, Tasavvuf Dersleri

Zühd (1. Bölüm)

  Bu başlık altında zühdün hakikati,derece ve kısımları ele alınacaktır.

Zühd;Allah rızasını kazanmak için gönülden akıldan dünya sevgisini atmaktır.

Şu halde zühd; Biri vazgeçilen diğeri ise rağbet edilen şey olmak üzere iki kısma ayrılır.Rağbet edilen şey vazgeçilenden daha hayırlı olması gerekiyor ve rağbet edilen şeye niçin rağbet edildiği bilinmeside önemlidir nitekim Allah zühd sahiplerini ilim sahibi olanlar, olduğunu ayetinde şöyle zikretmiştir; Kendilerine ilim verilenler ise şöyle dediler; Yazıklar olsun size iman edip iyi işler yapanlara göre, Allah'ın vereceği mükafat daha üstündür.Ona da ancak sabredenler kavuşur.(kasas-80)  bir amel ancak ilimle olursa anlam kazanır ve Allah katında değeri olur ve tahkiki imana kavuşmuş olur.

Zühd sahabi olmak her kişinin değil er kişinin işidir kendini Allah'a adayan erlerin. Resulullah bir hadisinde şöyle buyurmuştur;Dünyayı terk et ki Allah seni sevsin.

Allah Resulune şöyle bir uyarıda bulunmuştur; Sakın kendilerini denemek için onlardan bir kesimini faydalandırdığımız dünya hayatının çekiciliğine gözünü dikme! (taha-131)  

Bir keresinde Resulullah Harise'ye şöyle söylemiştir; Senin imanının hakikatı nedir? Harise dediki,nefsim dünyadan kaçıyor ve gözümde dünyanın en değerli taşıyla çamuru bir.

Dünya sevgisini kalpden atıp Allah'ı arzulamak birçok amelden daha etkili olur.Hakikate daha fazla yakınlaştırır Allah rızasını elde etmede daha etkilidir.

Ebu Vakid el-leysi şöyle söylüyor; Amelleri yapmaya devam ettik ve ahireti talep hususunda dünyayı terk etmek kadar etkilisini görmedik. 

Zühdün Dereceleri

Zühd kuvvetine göre üç aşamadır;

Birinci Aşama; Dünyayı canı çektiği ve kalbi ona meylettiği halde onu terk etmek ve nefsiyle mücadele etmekdir.Bu zühdün en alt derecesidir

İkinci Aşama; Dünyayı hakir ve değersiz gördüğü halde ondan bir şeyler ummasıdır.

Üçüncü Aşama; Dünyadan bir beklentisi olmaksızın sadece Allah'ı talep etmek ve sadece Allah'ı sevmek dünyada neyi seviyorsak sırf Allah rızasını kazanmak için sevmektir.Bu aşama zühdün zirvesidir. 

''Hz.Ömer iki çocuğun bir ceviz için kavga ettikleri görür onlara yaklaşır ve cevizi bölüştürmek için kırar,ceviz boş,çürük çıkınca Hz.Ömer; İşte uğruna kavga ettiğiniz dünyada böyledir.'' buyurur.Dünya hayatı bir geçim yeri olduğunun bizlerin ise içinde misafir olduğumuzu asıl yurdun ahiret olduğu akıllardan çıkmamalıdır.

Zühd istenilen şeylere görede yine üçe ayrılır;

Birincisi; Ahiret hesabından ve akibetinden korktuğu için dünyayı terk edip zühd hayatı yaşamak.Bu korkanların zühdüdür.

İkincisi; Vaat edilmiş olan sevaba nimetlere ve cenneti istemek için zühd hayatı yaşamaktır.Buda umanların zühdüdür.

Üçüncüsü; Bu ne hesabdan kurtulmak için nede vaad edilenleri elde etmek için zühd hayatı yaşar.Bu zahid sadece sevgiliye Allah'a kavuşmak ve onu görmek için zühd hayatı yaşar. Bu ise en yüksek derecedir.

Zühd tevazüdür,kendini beğenmekten ve üstün görmekten arınmaktır.

Zühd kanaattir,ihtiyacı kadarıyla yetinmek elinde olanla şımarmamak elinden gidene üzülmemektir.

Özetle zühd; Allah rızası için içinde yaşadığımız bu dünyadan vazğeçip ebedi yurd olan ahireti ve en güzel sevgiliye kavuşmak için mücadele etmektir.

Allah'ın bizi zahid insanlarla haşretmesi ümidiyle selam ve dua…

BU YAZI IBNU'L CEZVI'NIN MINHACÜ'L-KASIDIN VE MÜFIDÜ'S-SADIKIN KITABINDAN DERLENMIŞTİR

Bir cevap yazın

Comment
Name*
Mail*
Website*