Deneme, İslam Genel, tefsir

Zafer ve Fetih

 Başlıktanda anlaşılacağı üzere değineceğim nokta Nasr Suresi'ndeki Zafer ve Fetih kavramları olacaktır. Zaferler aynı zamanda fetihi ifade edermi? yoksa fetihsiz bir zafer işgalden mi ibaret? 

Allah; Kur'an-ı Hakim'de şöyle buyuruyor;  إِذَا جَاءَ نَصْرُ اللَّهِ وَالْفَتْحُ "Allah'ın zaferi ve fethi geldiği zaman" bu ayet nuzul sebebi hakkında kimi alimler Huneyn savaşı için kimi alimlerimiz Mekke'nin fethi oluğunu ifade etmişlerdir.Daha da kabule şayan olan Mekke'nin Fethi olarak alırsak doğru bir şekilde ele almış oluruz sanırım. Bu ayette Allah Peygamberimize iki lutüfta bulunuyor ki bunlar da zafer ve fetih bu iki lutfun daha iyi anlaşılması için bir sonraki ayet bizim için çok daha açıklayıcı olacaktır وَرَأَيْتَ النَّاسَ يَدْخُلُونَ فِي دِينِ اللَّهِ أَفْوَاجًا  "insanların Allah'ın dinine grup grup girdiklerini göreceksin" bu ayet bağlamında aslında zaferlerin fetih olmadığını fethin ancak gönülleri fethetmekten geçtiğini anlıyoruz.Nitekim insanların grup grup Allah'ın dinine girmesi onların gönlünü fethetmekten geçer.Gönüller fethedilmeden bir zaferinde gelmeyeceğini bilmek zorundayız velev ki zafer elde edilmiş olsa bile böyle bir zaferin sonucu hüsran olmaya mahkumdur.Toplumdaki fertler değişmeden toplumun değişmesi mümkün değildir.Nebevi metod da bize bunu gösteriyor Resulullah Mekke toplumunun fakirleriyle bir örgüt kurup gücü ele geçirebilirdi yada kabilesini kullanarak yada kendisine sunulan gel liderimiz ol teklifini kullanarak zafer elde edebilirdi.Allah'ın Resulu böyle yöntemlerin yok olmaya mahkum olduğunu bildiği ve fethin ancak gönüllerden geçtiğini bildiği için önce gönülleri fethetti daha sonra Allah ona zafer nasip etti.Günümüz aceleci müslümanlarına ders niteliğindedir bu ayetler.Eğer zafer istiyorsak önce ailemizi fethetmek zorundayız eğer zafer istiyorsak önce mahallemizi fethetmek zorundayız eğer zafer istiyorsak toplumu fethetmek zorundayız. İşte o zaman Allah'ın dinine sımsıkı sarılmış ve insanların grup grup Allah'ın dinine girdiğini ve İslam nurunun tekrar tüm cihana hakim olduğunu göreceğiz sonrasında bize düşen kibir ve şımarıklık değilde herşeyin Allah'ın izniyle gerçekleştiğini görüp  فَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ  وَاسْتَغْفِرْهُ إِنَّهُ كَانَ تَوَّابًا "Artık Rabbini hamd ile tesbih et ve bağışlamasını dile! Muhakkak ki, O, çok bağışlayandır!" emri gereği bize düşen şükür ve tövbe olmalıdır.

 

Bir cevap yazın

Comment
Name*
Mail*
Website*