Allah’tan Korkmak (1. Bölüm)

Hamd alemlerin Rabbi olan Allah’a,Salat ve Selam O’nun resulüne olsun.

Arapça’da ürkmek,korkmak anlamlarına gelen korku, H-V-F kökünden türemiştir.

Korku; Bilinen veya ihtimal dahilinde bulunan bir alamet vasıtasıyla bir kötülüğün beklentisi içerisinde olmak demektir. Güvenin zıddıdır. Hem dünyevi hem uhrevi konularla ilgilidir.

Kral örneği: Bir krala karşı hata eden birisi sonuncada kralın eline düşer ve tutuklanır,öldürülmekten korkar.Söz konusu kişi öldürülmesine yol açacak sebeplerin kalbinde yaratacağı elem ve bu sebeplerin kralın nezdindeki etkisine göre bir ruh haline sahiptir.

Kuran’da korku

Kuran-ı Kerimde korku değişik anlamlarda kullanılmıştır.

1-Azap ve cezadan ürkmek,korkmak manasında: “Korkuyla ve Ümitle Rablerine yalvarmak üzere..” (Secde 16)

2-Savaş ve savaşmak anlamında(Ahzab 19), 3-İlim ve dirayet anlamında(Bakara 182,Nisa 3), 4-Aşama Aşama anlamında (Nahl 47), 5-Öldürülmek ve yenilmek anlamında (Nisa 83)

Korkuyu ortaya çıkaran sebeplerin zayıf olması nispetinde korku azalır. İnsanın korkusu nefsinin ayıpları,Allah’ın yücelik ve müstağniliğini bildiği ölçüde şekillenir. İslami açıdan ele alırsak Korku, kalplerin Allah’ın kahır ve cezasının farkına varmasıdır.

Haşyet: Korkudan daha özel bir durumdur. Allah’ı gerçek anlamda bilenlere mahsustur. Allah şöyle buyuruyor: “Kullarıiçinden ancak alimler, Allah’tan (gereğince)korkar.(Fatır 28) Allah Resulü s.a.v. şöyle buyuruyor: “Ben,Allah’tan en çok korkan ve O’na karşı en çok haşyet duyanım.” (Buhari)

Korku

Haşyet

Bütün müminler için geçerlidir.

Sadece Alimler ve Arifler için geçerlidir.

Korkan insan kaçmaya yönelir.

Haşyet duyan insan daha çok ilme yönelir.

 

Korku ve Haşyet insanın sahip olduğu ilim ve marifet nispetinde şekillenir. Haşyet ilme dayalı bir korkudur.

İbni Kayyım korku ve haşyet arasındaki farkı şu örnekle dile getiriyor: “Korku ile Haşyet arasındaki fark, tıp konusunda hiçbir bilgisi olmayan kimse ile uzman doktor arasındaki fark gibidir. Tıp konusunda hiçbir bilgisi olmayan kimse daha çok perhiz yapmaya ve korunmaya yönelir. Uzman doktor ise ilaçlara yönelir.”

Korkunun Değerini bilmenin önemi nedir?

1-İbni Kudame der ki: “Bilmelisin ki korku, Allah’ın kendisi ile kullarının ibadete devam etmelerini sağladığı,onları ilme ve amele yönelttiği sesidir…”

2-Bir kimseden korkarsan ondan uzaklaşırsın. Ancak Allah’tan korkarsan O’na yönelir ve O’na bağlanırsın. (Rabbanilik)

3-Korkudan yoksun bir kalp harap olmuş demektir. Korku eğer kalplere yerleşirse oradaki şehvetin kaynaklarını kurutur ve dünya sevgisini o kalpten kovar.

4-Korku, heva ve hevesinin kölesi olan nice kimseleri özgür kılmıştır. Şehvet örtülerine bürünen nice kimseleri uykularından uyandırmıştır. Allah’a ibadetle meşgul nice abidler, haşyet sebebiyle gözyaşı dökmüşlerdir. Allah’a doğru sefere çıkan nice kimselerin yolculukları korku sebebiyle yücelmiştir. Allah’ı seven nice kimselerin gözyaşlarına toprak doymuştur.

Korkunun önemi sırf Allah için olursa ortaya çıkar. Korku ile kastedilen şey sırf korkmak değildir. Yani bizler sadece korkmak için korkmamalıyız. Bilakis korkmamızın amacı, korkunun durumumuzu düzeltecek bir fonksiyon taşımasıdır. Maksat sırf korkmak olsaydı cennet ehli bundan istisna tutulmazdı. Cennette amel ve ibadet olmadığı için onlardan korkmaları istenmemektedir. Bundan dolayı Allah cennet ehli hakkında: “Öyleleri için ne bir korku vardır ne de üzüntü çekerler.” (Bakara 112)

Cennet ehlinin bu durumu şairini ifadesiyle şöyledir: “Bugün korkan kimse, yarın güvene çıkar. Bugün güvende olan kimse,yarını için korkar.” Bir kudsi hadiste Allah şöyle buyurur: “İzzet ve şerefime yemin olsun ki,kuluma iki korkuyu veya iki güveni bir arada yaşatmam. Eğerdünyada benden korkarsa, kıyamet günü onu güven içerisinde kılarım. Eğer dünyada kendini güvende hissederse, ahrette ona korkuyu tattırırım.”(İbn mubarek,Beyhaki..)

Korku fiillerle ilgilidir. Ancak sevgi ve muhabbet ise zat ve sıfatlarla ilgilidir. Bundan dolayı müminler cennete girdiklerinde Rablerine karşı duydukları sevgi ve muhabbetleri katlanır. Onlar orada hiçbir korku duymazlar.

Korku o kadar önemlidir ki Kuran-ı Kerim’i detaylıca inceleyen bir kimse bu konunun Kuran’ın geneline serpiştirildiğini görecektir. Bundan dolayı Allah, Kuran’da cehennemden bahsetmiş ve orada kendi düşmanları için hazırladığı azap ve cezayı hatırlatmıştır. Cehennemin ihtiva ettiği zakkum,acı diken,irin,demir zincirler,kelepçeler v.b. azapların şiddetlilerinden bahsetmiştir.

Aynı şekilde Kuranı açıklayan sünnette,sahabe ve selefin hayat hikayelerinde buna dair sayısız örnekler vardır.

Korkunun Mertebe ve Dereceleri

Korkunun Makbul ve gayr-ı makbul olmak üzere iki mertebesi vardır.

Korkunun vacip olan miktarı farzları eda etmeye ve haramlardan sakınmaya yöneltecek kadar olanıdır. Korku bundan daha fazla ise insanı mekruhlardan kaçınmaya ve nafileleri eda etmeye yöneltir. Bu makbul olan ve övülen korku çeşididir.

Eğer korku çok daha fazla artar, insanın hastalanmasına,ölmesine,ağır bir derde müptela olmasına ve ameli terk etmesine sebep olursa, bu tür bir korku makbul olmaz. Aşırı korkuya kapılanlar başarısızlığa uğramaktan ve amel etmekten vazgeçebilirler. “Ne yapsak faydasız,benden adam olmaz” derler. Buda şeytanın bir diğer tuzağıdır halbuki.

Korku kişinin pişmanlık duyması ve yaptığı kötülüklerden vazgeçmesi suretiyle fayda verir.

Allah’tan korkmanın hükmü nedir?

Allah’tan korkmak vaciptir.Hatta İbni Kayyım Korku herkes için farzdır demiştir. Allah’tan korkmayan kimse günahkardır.

Korkunun gerekliliğine dair deliller                         

1-Allah Ali İmran 175’te şöyle buyurur: “ İşte bu şeytan, ancak kendi dostlarını korkutur. Siz onlardan korkmayın, eğer mü'minlerseniz, Ben'den korkun.” BU ayet sadece Allah’tan korkulması gerektiğine ve korkunun imanın gereklerinden biri olduğuna delildir.

2- “Yalnızca Benden Korkun.”(Bakara 40) Bu ayet, emir ifade etmektedir. Emir ise vücub ifade eder.

3- “İnsanlardan korkmayın, benden korkun.” (Maide 44) “Ey kullarım, Allah’tan hakkıyla korkun.” (Zümer 16)

4- “Rablerine olan saygıdan dolayı kötülükten sakınanlar.” (Muminun 57) “İşte onlar iyiliklere koşuşurlar ve iyilik içinyarışırlar.” (Muminun 61) Hz Ayşe 57. Ayette kastedilenlerin içki içip hırsızlık yapanlar mı yoksa başkalarımı olduğunu Peygambere s.a.v. sorar. Resulullah şöyle der:” Hayır ey Ebubekirin kızı! Onlar, oruç tutan,namaz kılan ve tasaddukta bulunanlardır.” Hasan el-Basri 61. Ayet için şöyle der: “Mümin iyilik yapmış ve bu iyiliklerin kabul edilmemesinden korkmuştur.Münafık ise kötülük yapmış,üstelik kendini güvende hissetmiştir.”

5- Allah’ın azabı konusunda insanları uyarmak peygamberlerin görevlerindendir: Biz elçileri müjde vericiler ve uyarıp-korkutucular olmaktan başka (bir nedenle) göndermiyoruz. Şu halde kim iman ederse ve (davranışlarını) düzeltirse, artık onlar için korku yoktur, onlar mahzun da olacak değildirler.” (Enam 48) Ragıp el-İsfehani Arap dilinde uyarmanın anlamı için şöyler der: “Uyarma, korkutma içeren bir haber vermedir. Nitekim müjde de sevinç içeren haberi iletmek anlamına gelmektedir.” Allah, Kuran’da pek çok yerde Hz Muhammed’i  uyarıcı(nezir) olarak nitelemiştir. Kavmini Safa tepesine topladığında tüm peygamberler gibi oda kavmini korku ile uyarmıştır: “Ben sizleri şiddetli bir azap konusunda uyarıyorum.”  (Buhari,Müslim)

Cahiliye döneminde Araplardan biri kendi kabilesine saldırmak üzere olan bir ordunun yaklaştığını gördüğünde, kendisi onlardan uzaktaysa ve kabilesi durumdan habersiz ise kavmine doğru elbisesini çıkarıp çırılçıplak bir şekilde koşardı. Bu uygulama Araplarda uyarı çeşitlerinin en şiddetlisiydi. Kuran’da da Sünnette de bu uygulamanın hitabette kullanıldığını görürürz. Nitekim Allah resulü şöyle demiştir: “Ben çıplak bir uyarıcıyım.” (Buhari, Müslim) Zariyat 50. Ayetinde Allah şöyle buyurmuştur: “O halde Allah’a koşun. Çünkü ben size O’nun katından (gelmiş) açık bir uyarıcıyım.

Allah’ın Resulüne yönelik ilk emirleri uyarmak ile ilgilidir: “Ey bürünüp sarınan (Resulüm)! Kalk ve Uyar!”(Müddessir 1-2) Yani insanları Allah’ın dünya ve ahretteki azabı ile korkut, cehennemle korkut.

6-Allah kullarının yüreklerine korku salmak ve kendisinden korkmalarını sağlamak amacıyla Kuran’da bir çok yerde azabı hatırlatmıştır: “Onların üstlerinde ateşten tabakalar,altlarında da (öyle) tabakalar var. İşte Allah kullarını bununla korkutuyor.” (Zümer 16) Aynı şekilde ay ve güneş tutulmaları gibi kevni delillerde korkutma amaçlıdır. Güneş ve ayın kaybolması ahreti ve kıyameti hatırlatmak içindir. Allah Resulü şöyle buyurmuştur: “Güneş ve Ay kıyamet günü dürülürler.” (Buhari)

Korkunun Faydaları

1-Allah korkuyu imanın gerçekleşmesi için bir şart kılmıştır: “Şu halde eğer iman etmiş kimseler iseniz onlardan korkmayın,benden korkun.” (İsra 59)  İman edenler korkulacak tek mercinin ve gücün Allah olduğunu bilirler.

2-Allah korkan kimse ile korkmayan kimsenin ayırt edilebilmesi için ashabı da şiddetli bir şekilde imtihan etmiştir. Örneğin avlanmak ile imtihan ettiğinde şöyle demiştir: “Ey iman edenler! Allah sizi ellerinizin ve mızraklarınızın erişeceği bir avlanma ile(onu yasaklayarak) imtihan eder ki, görmediği halde kendisinden kimin korktuğu ortaya çıksın.Kim bundan sonra sınırı aşarsa onun için acı bir azap vardır.” (Maide 94) İnsan bazen bir kötülüğe veya şehevi bir maruz kalabilir. İnsanın fitnelere düşmesi oldukça kolaydır. İşte o zaman başa glene bela ve musibetler: “Görmediği halde kendisinden kimin korktuğu ortaya çıksın” diyedir. İnsan bazen ulaşılması kolay bir kötülükle baş başa kalabilir. O zaman bu ayeti hatırlamalıdır.

3-Allah’tan korkmak Peygamberin (bile) kalbinde yeşeren onu haramlardan ve sakıncalı şeylerden uzaklaştıran bir etkendi. Allah kendisine şöyle buyurmuştu: “Deki: Ben Rabbime isyan edersem gerçekten büyükbir günün azabından korkarım.” (Enam 15)

4-Allah’tan korkmak dünyada güç elde etmenin ve düşmanlara üstün gelmenin sebeplerindendir. İnsan bir şeyin olumlu sonuçlarını,cazip yönlerini bilirse onun için çabalar. Allah’ta hem dünyada hem ahrette korku duymamızın faydalarını bize bildirmiştir. Emirlerine uyduğumuz takdirde bu faydaları elde edebileceğimizi bildirmiştir. Şöyle buyurmuştur: “Kafir olanlar Peygamberlerine dediler ki: “Elbette sizi ya yurdumuzdan çıkaracağız ya da mutlaka dinimize döneceksiniz.” Rableri de onlara “Zalimleri mutlaka helak edeceğiz” diye vahy etti. Ve (Ey inananlar) Onlardan sonra sizi mutlaka o yerde yerleştireceğiz. İşte bu makamımdan korkan ve tehdidimden sakınan kimselere mahsustur.” (İbrahim 13-14)

5-Korkunun bir diğer faydası ise insanı Salih amel işlemeye ihlaslı olmaya ve ahretteki mükafatının eksilmemesi için yaptıklarının karşılığını bu dünydada beklememeye teşvik etmesidir. “Biz sizi Allah rızası için doyuruyoruz. Sizden ne bir karşılık ne de bir teşekkür bekliyoruz. Biz çetin ve belalı bir günde Rabbimizden(azabından)korkarız.(derler)” (İnsan 9-10)
“(Bu nur,) Allah'ın, onların yüceltilmesine ve isminin zikredilmesine izin verdiği evlerdedir;(68) onların içinde sabah akşam O'nu tesbih ederler. (Öyle) Adamlar ki, ne ticaret, ne de alış-veriş onları Allah'ı zikretmekten, dosdoğru namazı kılmaktan ve zekâtı vermeten 'tutkuya kaptırıp alıkoymaz'; onlar kalplerin ve gözlerin inkılaba uğrayacağı (dehşetten allak bullak olacağı) günden korkarlar.” (Nur 36-37) Onları iyilik yapmaya iten önemli sebep korkudur. Hiçbir şey onlara engel olamaz. Çünkü onlar, kalplerin ve gözlerin ızdırap duyduğu bir günün şiddetinden korkarlar. Kalpler ve gözler o günün şiddetinden tersyüz olur. O günkü azaptanve amel defterlerinin soldan verilmesinden korkarlar. Dolayısıyla Allah korkusu kişiyi bu dünyada daha fazla Salih amele ve iyiliğe sevk eder.

6- Allah’tan korkmak kıyamet gününde Arşın gölgesinde gölgelenilmeye vesile olur. Arşın gölgesi altında gölgelenecek yedi sınıf insan hadisinde bunlardan birisi de “Makam ve güzellik sahibi bir kadının teklifine “ben Allah’tan korkarım” diye karşılık veren kimsedir.” Bu kişinin Allah’tan korkması hrama girmesine engel olmuş ve güneşin bir mil yaklaştırıldığı ve insanların döktükleri terde boğulacakları o günde Arş’ın gölgesinde gölgelenmesine vesile olmuştur. Yine bu insanlardan bir diğeri de “Tek başına bulunduğu bir anda Allah’ı anan ve gözyaşı döken kimsedir.” Yani Allah’ın şiddetli azabını ve intikamını hatırlayıp korkan ve gözyaşlarını akıtandır.

7-Allah’tan korkmak bağışlanmak için bir vesiledir. Rivayete göre büyük bir cehalet içinde olan fakat kalbinde iman kırıntıları bulunan bir insanın kalbindeki korku etrafından şarşıtıcı bir talepte bulunmasına neden olmuş. Geçmiş dönemlerde Allah’ın kendisine çokça mal verdiği biradam vardı. Bu adam ölüm döşeğindeyken çocuklarına şöyle sordu: “Ben nasıl bir babaydım?” Çocukları “Bizim için hayırlıbir babaydın” dediler. “Ben hiç hayır işlemedim. Eğer ölürsem cesedimi yakın, onu iyice öğütün ve fırtınalı bir günde rüzgara savurun.” Dedi. Çocukları bu isteğini yerine getirdiler. Allah o adamın parçalarını tekrar bir araya getirdiğinde ona sordu: “Bu vasiyette bulunmanasebep olan şey neydi?” Adam, “Senden korktuğum için” dedi. Allah’ta onu rahmetiyle karşıladı ve bağışladı.

8- Allah’tan korkmanın faydalarından biri de sahibinin cennete girmesini sağlamasıdır. Nitekim Allah resulü şöyle buyurmuştur: “Düşman saldırısından korkan kimse erkenden yola koyulur. Erkenden yola koyulan kimse de zamanında evine ulaşır. Dikkat edin! Allah’ın mükafatı değerlidir. Dikkat edin! Allah’ın mükafatı cennettir.” (Tirmizi) Allah Resulünün ahret yolcusuverdiği için nefir bir örnektir bu. Yola şeytan çıkar,nefsi emare çıkar,şeytan ve yardımcıları çıkar.

9- Allah’tan korkmanın faydalarından biriside Allah’ın rızasına mazhar olmaktır. “Allah kendilerinden hoşnut olmuş, onlar da Allah’tan hoşnut olmuşlardır. Bu söylenenler hep Rabbinden korkan içindir.” (Beyyine 8)

ALLAH'TAN KORKMAK (2. BÖLÜM)E GİTMEK İÇİN TIKLAYINIZ!

NOT: Bu dersler farklı islami kaynaklardan derlenerek hazırlanılmıştır. İslam davetçilerinin bu ders serisinden kaynak olarak istifade etmesine olanak sağlamak amacıyla yayınlanmaktadır. 

Leave a reply

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>