Deneme

Umran!

Umran…
Senin fotoğrafına başımı kaldırıp bakacak kadar yürekli değilim.
Bombalar altında yaşamaya,  hergün ölüp ölüp dirilmeye, aç kalmaya da alışkın değilim. 
Yüzündeki donuk ifadeye de yabancıyım galiba. 
Sana da Aylan'a da ağlamaz oldu taştan daha da katılaşan kalbim, üstelik göz yaşlarım da ne zamandır çekilmiş köşesine,  dinlemez oldu beni…

Aylan  çok şey anlattı o iç burkan ve insanı kalbinden vuran ölümüyle..
Ama ya sen Umran !
Sen, o vicdanlara bakan bakışınla ne kadar aciz, duygusuz, duyarsız,  korkak ve dünyaya dalmış olduğumu  yüzüme haykırdın. 
Ben, sen olamadım;  olamam da…
Nasıl sen olabilirim ki ?
Ben değilim ki toprağın altından çıkarılan ve dünyaya sessizce haykıran.
Ben değilim ki bunca acıya rağmen dik durup ağlamayan.
Ben,  ben bile değilken nasıl sen olabilirim ki…

Umran…
Başından akan kanının bir damlası olabilseydim keşke ya da yüzündeki toprağın bir zerresi…
Ama layık değilim buna öyle değil mi Aylan ? Çünkü seni de gömdüm toprağa ve tarihin acılarla yazılmış sayfalarına….


Umran…
Sessizliğimin sessiz haykırışı.
Vicdanımın vicdansızlığı.
İnsanlığımın tükenişi.


Umran…
Bakışın Şeyh Ahmed Yasin'in ahı
Rantisi'nin ölüme meydan okuyuşu
Duruşun kimsesizliğimizin sahibi. 
Umran………………………

Tags: , ,

Bir cevap yazın

Comment
Name*
Mail*
Website*