Deneme

Cehennemi Satın Aldım

 

 

 

 

Ütopya ya da gerçek tarih cehennemi satın alan adamı yazıyor.Sahi amaç neydi?

Amaç zihni özgürleştirmekti. Cennet(!) karşılığında satın alınan zihinleri cehennemi satın alarak özgürleştirmek.

Maddi inançlarda arınmak maddeyi geçmek, olabildiğince varolmak..

Sonsuz huzursuzluğu satın alarak yapılan olabildiğince özgün bir devrimden bahsediyoruz.

Zihni köle topluma özgürlüğü bağışlayan olaydan bahsediyoruz.

 Martin luther duruşma sırasında yargıçlara seslendi;

"milleti cehennemle korkutup, cenneti para karşılığı satıyorsunuz. sıkıysa cehennemi satsanız ya ?"
yargıçlardan biri ; "cehennemi kim alır ki ?"

Martin luther, "ben alıyorum, neyse parası vereyim"

bedava verdiler.

Martin kapının önüne çıktı ve duruşma sonucunu merak eden binlerce kişiye;

"cehennemi satın aldım benimdir.
bundan sonra oraya kimseyi almayacağım korkmayın."

cehennem korkusu ve kilise baskısından kurtulan halk, özgür beyinlere sahip oldu.
ve almanya aydınlanması 500 yıl önce başladı.

Olay çok farklı şekillerde izah edilebilir. Sonuçları farklı görülebilir. Sözü kimin söylediği olayın başrolünde kimin olduğuyla ilgilenmiyoruz. Asıl mesele insanlık için, kurtuluş reçetesi için yanmaya razı olmakta.

 Olayda Martin Luther sembolik olarak cehennemi satın aldı. Oysa gerçek Müslümanlar gerçek dava adamları insanlık için dünya cehennemine talip değiller midir?

  Biz tüm gerçekliğiyle ortada olan fedakarlıktan, stratejiden bahsediyoruz. İşte bu tam olarak maddi inançlardan soyutlanmaktır, maddeyi geçmek maneviyatla varolmaktır.

Martin Luther  ile ilgili bu alıntıyı ilk okuduğumuzda bu ciddi iddaa karşısında istemsiz olarak ürperiyoruz

Konunun derinine indiğimizde ise; bir adamın sözüyle alt üst olan değişen dengeleri görüyoruz. Yapılan şey her ne kadar bizlerin elindeki güce göre çok ufak bir şey olsa da getirisinin ne denli büyük olduğunu görüyoruz.

  Peki nedir cehennemi satın almanın ötesindeki şey?

Martin Luther’in satın aldığı cehennemin ötesindeki şey bizlerin satın aldığı dünya cehennemidir.

 Martin Luther dünyasını sonsuz cehennemi satın alarak cennete çevirdi. Ben ise çok daha karlı bir alışverişten bahsediyorum.

İslam Martin Luther’in  sonu olan cennet- sonsuz cehennem formülüne karşı, sonsuz cennet- sonu olan sembolik cehennem formulünü öneriyor.

Bakara Suresi 86. ayette ‘ Bunlar Ahıreti dünya hayatına satmış kimselerdir, onun için bunlardan azab hafiflendirilmez ve kendilerine bir yardım da edilmez’

Nisa suresi 74. ayette

‘Öyleyse dünya hayatını, ahiret hayatı karşılığında satanlar, Allah yolunda savaşsınlar. Ve kim Allah yolunda savaşırken öldürülse veya gâlip gelse, o taktirde Biz ona, “büyük ecir” vereceğiz.’

Buyruluyor. İşte bu iki ayet sözü geçen alışverişin ta kendisidir.

Düşündüğümüzde insanoğlu acısını yaşadığı şeyle ilgili fazla bir şey iddaa edemez ama görülmeyen acıya talip olmak her zaman daha kolaydır. Bundandır ki insanların çoğu bugün görmedikleri cehenneme talip olabilirken kimse dünya cehennemine talip olamaz.

  Hal böyle olunca gerçek devrim gerçek dava adamının yaptığıdır.

   Başkaları için yaşadığı acıdan daha fazlasına talip olmak işte gerçek fedakarlık budur.

Seyyid Kutub’unda dediği gibi ‘Sadece kendimiz için yaşadığımızda kısa ve cılız görünür hayat; etrafımızı algılamamızla birlikte başlayan, sınırlı ömrümüzün tükenmesiyle son bulan sınırlı bir süreç!

Fakat başkası için yaşadığımız zaman… yani bir fikir için yaşadığımız zaman hayat, uzun ve anlamlı görünür; insanlığın bir bütün olarak hayata başladığı andan, bütün insanlığın şu yeryüzünden ayrılacağı son ana kadar sürüp giden uzun bir ömür!…

  O zaman diyebiliriz ki gerçek bir Müslüman inancı için fikirleri için maddi düşüncelerden soyutlanarak en yüce maneviyata sahip olandır. Gerçek bir Müslüman sonsuz cennet için dünya cehennemini satın alabilendir.

Şüphe yok ki bugün dünya cehennemine talip olursak; sadece zihinler değil, bedenler ruhlar da özgür olacak.

  Allah hepimizi dünya cehennemine talip olabilenlerden eylesin…

 

Bir cevap yazın

Comment
Name*
Mail*
Website*